Bilirsiniz, dünyadaki bütün anneler eşsizdir.Benim annem de öyle. Bilmeyiz çoğu zaman sıradan anların değerini... Geçip gittiğinde zaman, azaldıkça avuçlarımızın içinde... İşte o zaman korkuyla doluyor yüreğimiz. Kaybetme korkusu belki de. Büyümüyormuş insan, annesi yaşadıkça. Öyle der benim annem. Hiçbir zaman büyümek istemedim o yüzden ben. Çocuk kalmak istiyorum sonsuza kadar. Lakin hayat bu, bu yüzden kadın olduğum için mutluyum. Bir gün ben de anne olacağım.Öğreteceğim çocuğuma; nasıl sevileceğini,...
Bir tarih oturuyor karşımda. Yüzünde yılların bıraktığı derin izler var fakat yıllanmış bir şarap gibi adeta. Temiz bir güzelliği var, gözlerind ehala umut var. Sevginin ince kırıntıları geçiyor belki de gözlerinden. Yılların yorgunluğu, yaşanmışlık hikayeleri... Az önce geldi bulunduğum bu kafeye. Asilce bir tur attı. Güneş girmeyen bir ev hayal edin. Ve o eve bir şekilde güneş ışınlarının girmeye başladığını hissedin....
Poz Vermek ( Kamera Karşısında Hazır Olmanın Püf Noktaları)
By Anastasiya Shantanova - 09:19











Öncelikle poz vermenin aslında bir fotoğraf çekiminde işin en son kısmı olduğunu söylemekte yarar var. Çünkü kaliteli fotoğraflar elde etmek istiyorsanız, kendinzden emin hissetmeniz gerekir. Bunun için de her şeyin uyumlu ve tam olduğundan emin olmanız gerekir. KONSEPT İlk önce ne tarz fotoğraflar istediğinize karar vermelisiniz. Yani yapılacak olan fotoğraf çekiminin konseptini belirlemelisiniz. Bunlar spor, klasik, modern, tarihi, vintage vb. konseptler...






Bir önceki yazımda ''The Platform'' adlı filmden bahsetmiştik. Filmde işlendiğini düşündüğüm toplumsal eşitsizlik, otorite, hiyerarşi ve sosyal statü konularına başka bir pencereden bakmak istedim. Muhafazakâr düşünce bu kavramları nasıl ele alıyor? Haydi gelin bir göz atalım. Muhafazakâr düşünce denince aklımıza her ne kadar dinci bir ideolojik yapı gelse de özüne indiğimizde muhafazakârlık ne bir din ne de bir ideolojidir. Birazdan açıklamaya...









'' Üç tür insan vardır. Yukarıdakiler, aşağıdakiler ve düşenler. '' Yeni Medya'nın gelişimiyle beraber günümüzde içerik üretimlerinin çeşitliliği ve miktarı artmış bulunmakta. Özellikle dünyadaki genç nüfusun geleneksel kitle iletişim araçlarından ve sinemadan ziyade internet platformları aracılığıyla içeriklere ulaştığını ve bununla da kalmayıp kendi içeriklerini üretip tüketicilerin erişimine sunduklarını görüyoruz. Netflix ise kuşkusuz bu yeni medya ortamlarının en popülerlerinden yalnızca biri. Netflix kullanıcılarının...
Hayat ne şaşırtıcı şey değil mi? Yoksa biz mi şaşırmaya çok meyilliyiz? Şaşırmak mı istiyoruz? Madur ayağına yatmak bizi hayatta mı tutuyor yoksa? Güçsüz kaldığımız anda gelecek bir sonraki darbeye karşı saldırmaktansa büzüşüp kalıyor muyuz? Nasıl doğduysak, öyle de yaşıyoruz galiba. Anne karnında ceninken, dışarıya büyük bir cesaretle atılıyoruz. Evet cehalet ve cesaret... Fazlasıyla birbiriyleriyle ilgili iki kavramdan bahsediyorum. Anne karnında koruma...






“Hiç kimse izlemiyormuş gibi dans et. Hiç incinmemiş gibi sev. Hiç kimse dinlemiyormuş gibi şarkı söyle. Ve Dünya cennetmiş gibi yaşa.” MARK TWAIN Unutulmuş benlikler, ruhumuzun en derin noktasında saklanırlar. Unutmuş olduğumuz iç güdülerimiz sadece tetiklenmeyi beklerler. Unutulan hırslar, zaaflar, istekler, amaçlar... Bize kendimizi unutturan nedir? Bitmek bilmeyen ihtiyaçlarımız mı? Sefalet mi? Yalnızlık mı? Kendimizden taviz verip yaptığımız fedakarlıklar mı? Yoksa hayat dediğimiz...
